Benimle Partnersin
61) Rabbi Şimon başladı, “Sözlerimi ağzına koydum.” Kişi gece gündüz Tora’yla uğraşmalıdır çünkü Yaradan Tora’yla meşgul olanların sesine kulak verir. Yaradan, Tora çalışan bir kişi aracılığıyla Tora’da yenilenen her bir kelimede bir gökyüzü yapar.
Yaradan, erdemlilerin ağzına Kendi konuşma gücünü verdi, yazıldığı gibi, “Benimle partner olmak için benimle birliktesin. Göğü ve yeri Konuşmamla yarattığım gibi, yazıldığı gibi, ‘Gökler Rab’bin sözüyle yapıldı,’ erdemliler konuşmalarının gücüyle göğü yaratacak.” Bununla, Rabbi Şimon “Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı,” ayetine başladı. “Yarattı” kapalı bir kelimedir, açmaktan ziyade kapatan bir kelimedir. Neden kapamayla yapıldığını anlamalıyız. O şöyle söyler: “Bunu, göğü ve yeri yaratmada erdemlileri Kendisiyle partner yapmak için, göğün ve yerin ıslahının sonunu erdemlilerin konuşmasına yerleştirmek için yaptı,” yazıldığı gibi “Ve Sözlerimi ağzına yerleştireceğim.”
Bu, O’nun erdemlilerin ağzına yerleştirdiği göğün ve yerin yenilenmesinin iki anlayışını içerir:
1. Adam HaRişon’un günahının ıslahı için, Adam HaRişon’un günahından önce Kaynak göğün ve yerin ıslahını yüce bir şekilde yaptığı için. Bu, ZON de Atzilut’un AA’ya ve üst AVİ’ye yükseldiği ve Adam HaRişon’un yükselip YEŞSUT ve ZON de Atzilut’u giydirdiği yaratılış eyleminde açıklanır. Ayrıca, Adam HaRişon “üst parlaklık” olarak adlandırılan NRN de Atzilut’a sahipti, ta ki Adem’in topuğu güneşin çemberini karartıncaya kadar.
Bilgi ağacı günahından sonra o, bu maddesel dünyaya indi ve şimdi onun NRN’i, ayrılmış BYA dünyalarından ona geldi ve Atzilut’un göğü ve yeri onun yüzünden VAK’a ve Tabur de AA’dan ve aşağısından bir noktaya indi. ZON olan Atzilut’un göğünün ve Atzilut’un yerinin yenilenmesi ve günahtan önce oldukları gibi onları AA’ya ve AVİ’ye yükseltmek için, erdemliler günahın neden olduğu tüm kusurları düzeltmeliler. Ayrıca, erdemlilerin kendileri, Atzilut dünyasından NRN olan Adam HaRişon’un üst parlaklığını yeniden elde edecekler.
2. Günahtan önce Adam HaRişon da Kaynak’ın kendisine vermek istediği tüm bütünlüğe sahip değildi. Bu nedenle, erdemliler bilgi ağacının günahını ıslah ettiklerinde ve Adam HaRişon’un günahtan önce sahip olduğu NRN de Atzilut’un bütünlüğünü elde ettiklerinde daha önce dünyada hiç bulunmamış olan tüm üst Mohin’i genişletmek için yeniden çalışmak zorundadırlar, yazıldığı gibi, “Göz Senden başka Tanrı görmedi.”
Ve henüz hiçbir gözün görmediği ve erdemlileri tamamlayan bu dünyalara “yeni bir gök ve yeni bir toprak,” denir çünkü onlar gerçekten yenidirler ve hiçbir zaman var olmadılar. Ancak Adam HaRişon’un günahından önce, yaratılış eyleminde olduğu gibi, erdemlilerin yenilediği ve yaşama döndürdüğü bu gök ve yer gerçekten yeni bir gök ve yer olarak kabul edilmez. Ne de olsa, onlar zaten dünyada var oldular çünkü Kaynak’ın kendisi günahtan önce onları zaten ıslah etti. Aksine, onlar yenilenirler, çünkü onlar bozulup iptal edildikten sonra tazelendiler.
Bu nedenle, bu erdemliler hala Yaradan’la partner olarak kabul edilmezler. Böylece, Rabbi Şimon’un ortaya koyduğu “Sözlerimi ağzına koydum” ayeti, Adam HaRişon’un da yoksun olduğu üst Mohin’e atıfta bulunur, çünkü onlar aslında erdemliler tarafından yenilenmiştir zira onlar henüz Kaynak’tan ayrılmamışlardı. Bu nedenle erdemliler, bu bağlamda gerçek partnerler olarak kabul edilirler.
Yaradan Tora’yla meşgul olanların sesine kulak verir. O, Tora’yla uğraşan bir kişi aracılığıyla Tora’da yenilenen her bir kelimeyle bir gök yaratır. ZA’ya “ses” denir ve Nukva’ya ise “konuşma” denir. Erdemliler Tora’yla meşgul olduklarında o, sesle ve onun Tora’sının konuşmasıyla MAN’ı ZON’a yükseltir. ZA’ya bir ses yükselir ve Nukva’ya ise bir konuşma yükselir. Yaradan Tora’yla meşgul olanların seslerine kulak verir zira Tora’nın sesi “Yaradan” olarak adlandırılan ZA’ya MAN için yükselir. Ve O, Tora’yla uğraşan kişi aracılığıyla Tora’da yenilenen her bir kelimeyle bir gökyüzü yapar.
Kelime, konuşma anlamına gelir. Tora’yla meşgul olanın Tora’sında yenilenen her bir kelime “kelime ve konuşma” olarak adlandırılan Nukva için MAN olarak yükselir. Bununla bir gökyüzü yapılır. Gökyüzü -yani Yaradan’ın Kutsallığıyla Yaradan’ın Zivug’u üzerinde yapılan Masah- erdemlilerin Tora’ya bağlanmaları aracılığıyla yükselttiği MAN vasıtasıyla tamamlanır.
“Tora’nın bir kelimesinde” demesinin ve “Tora’nın sesindeki yenilik” dememesinin nedeni, Nukva’nın her bir Zivug için kendi Yesod’unun yeniden inşasına ihtiyaç duymasıdır zira o her bir Zivug’dan sonra bir kez daha bakire olur. Ve erdemlilerin MAN’ı aracılığıyla, ondaki Yesod her zaman yenilenir ki bu ZA’nın ışıkları için kap anlamına gelir. Bu nedenle, “Tora’da yenilenen her bir kelimede” diye söyler, çünkü Malhut kelimesi erdemlilerin Tora’sının kelimesi aracılığıyla tamamen yenilenir zira onun kabı her bir Zivug’dan sonra bir kez daha gözden kaybolur.
62) Bir adamın ağzından yeni bir Tora kelimesi çıktığında o kelime yükselir ve Yaradan’ın huzuruna sunulur. Yaradan o kelimeyi alır, öper ve süslemeli ve işlemeli yetmiş taç ile taçlandırır. O zaman bilgeliğin yeni bir kelimesi yükselir ve sonsuza dek yaşayan erdemli kişinin kafasının üzerine konar. Oradan, 70.000 dünya boyunca uçar ve süzülür, Keter olan Atik Yomin’e yükselir. Atik Yomin’in tüm kelimeleri yüksek, gizli sırlardaki bilgeliğin kelimeleridir. Yani, kişi kendi Tora’sının kelimesiyle MAN yükselttiğinde üst kelime olan Nukva de ZA yükselir ve Yaradan’la Zivug için Yaradan’ın huzuruna sunulur.
“Yaradan o kelimeyi alır ve öper.” ZON'un her bir Zivug'unda iki anlayış vardır: Zivug de Neşikin [öpücükler], ve Zivug de Yesodot [“temeller,” Yesod'un çoğulu]. Bu böyledir çünkü O, Işığı için ışık yaratmadan ve onlar birbirlerini giydirmeden önce isim tamamlanmaz zira Hohma seviyesinin yanı sıra, Hasadim seviyesi için ikinci bir Zivug gereklidir, böylece Hohma seviyesi Hasadim seviyesini giydirebilir.
Bu nedenle, her bir Zivug iki Zivugim içerir: 1) “Zivug de Neşikin” olarak adlandırılan Hohma seviyesi için bir Zivug. Bu Zivug, Roş ve GAR seviyesi için Pe de Roş’tadır. 2) Hasadim seviyesi için bir Zivug. Bu “Zivug de Yesodot” olarak adlandırılır ve Hasadim seviyesi içindir.
Yaradan bu kelimeyi, yani Nukva’yı, alır ve onu öper ki bu GAR seviyesi için Zivug de Neşikin anlamına gelir. Yaradan onu taçlandırır ki bu, Hasadim seviyesi için Zivug de Yesodot anlamına gelir, bu esnada Hohma, Hasadim’le giyinir ve Nukva eksiksiz Mohin’le taçlandırılır.
“Ve onu süslü ve işlemeli yetmiş taçla taçlandırır.” Nukva’nın eksiksiz Mohin’i “yetmiş taç” olarak adlandırılır zira Nukva yedinci gündür. Nukva 10’larda olan ZA’dan aldığında yetmiş olur. Mohin’e “taçlar” denir, bu nedenle o “yetmiş taç” olarak adlandırılır. Onların süslenmiş ve işlenmiş olduklarını, yani erdemlilerin MAN’ı aracılığıyla bu yetmiş taç için kap olduklarını söyler.
“Ve bilgeliğin yeni kelimesi yükselir ve sonsuza dek yaşayan erdemlinin kafasının üzerine konar.” ZON olan gök ve yerin iki yenilenmesi vardır: 1) Tacı Adam HaRişon’un günahından önceki haline döndürmek. Bu yenilenmede Nukva’ya “Tora’nın kelimesi” denir ve bu, Rabbi Şimon’un şimdiye kadar açıkladığı şeydir. 2) Adam HaRişon’un bile erişmediği üst Mohin’deki göğün ve yerin yenilenmesi. Bu bağlamda, Nukva “bilgeliğin kelimesi” olarak adlandırılır.
“Ve bilgeliğin yeni kelimesi yükselir ve sonsuza dek yaşayan erdemlinin kafasının üzerine konar,” yazıldığı gibi, “Erdemliler başlarındaki taçlarıyla otururlar.” Bu böyledir çünkü Rabbi Şimon ve dostlarında olduğu gibi Adam HaRişon’un üst parlaklığıyla zaten tamamlanmış olan erdemlilerin MAN’ı aracılığıyla Nukva de ZA, Yesod’u bakımından sonsuza dek yaşayan, ZA olan erdemlinin başındaki taç olmak için yükselir.
Yorum: Hohma ışığına “Haya ışığı” denir. Ve ZA, yalnızca Nukva aracılığıyla Haya ışığını çekebildiğinden, onun sadece “dünya” denilen Nukva’yla Zivug’dayken yaşadığı kabul edilir. Bu nedenle, bu esnada ona “sonsuza dek yaşayan erdemli kişi” denir. Ayrıca Nukva’nın onun kafasının üzerinde bir taç olduğu da ayırt edilir zira “taç” olarak adlandırılan Mohin, Nukva’dandır ve o olmadan onlarla ödüllendirilmeyecektir. Ayrıca “Annem çağırına kadar onu sevmekten vazgeçmedi” sözünü de öğreniyoruz çünkü sonuç, sebebin yavrusu olarak kabul edilir. Ve Nukva, ZA’nın Haya ışığının nedeni olduğu için, bu açıdan, Nukva onun annesi oldu.
“Oradan, 70.000 dünya boyunca uçar ve süzülür.” O, erdemlilerin kafasının üzerindeki bir taçta ZA ile çiftleştikten sonra uçar ve AA’ya kadar daha da yükselir, burada onun ZAT’ı 700.000 dünyada ıslah edilir. Bu böyledir çünkü Sefirot de AA 10.000’dir ve o, AA’dan Atik Yomin’e yükselir ve ZON’un yükselişlerini tam erdemlilerin MAN’ı tarafından yapılan Atik Yomin’e kadar teker teker hesaplar. Bunun nedeni, erdemlilerin başındaki tacın Zivug’unun üst AVİ’ye yükselerek ve oradan 70.000 dünyada AA’ya yükselerek ve oradan hepsinin en yükseği olan Atik’e yükselerek gerçekleşmesidir.
“Atik Yomin’in bütün kelimeleri yüksek, gizli sırlardaki bilgeliğin kelimeleridir.” O, Atik Yomin’e yükselişi aracılığıyla Nukva’ya verilen Mohin’in erdemini tefsir eder. Atik Yomin’in tüm kelimelerinin, Atik Yomin’den alınan tüm seviyelerin, GAR de Hohma olan yüksek ve gizli sırlardaki bilgeliğin kelimeleri olduğunu söyler. Bu böyledir çünkü Hohma’nın [bilgeliğin] kelimeleri Hohma seviyesini belirtir, yüksek ve gizli sırlar ise GAR de Hohma’dır. Bunlar sadece Atik Yomin’in yerine yükselerek ifşa olurlar, aşağısında ifşa olmazlar.
63) Bu dünyada yenilenen o bilgelik kelimesi yükseldiğinde Atik Yomin’in o kelimelerine bağlanır, onlarla birlikte yükselir ve alçalır ve “Göz Senden başka Tanrı görmedi.” sözündeki on sekiz gizli dünyaya giriş yapar. Onlar, oradan çıkıp dolaşırlar ve tam ve bütün olarak gelirler ve Atik Yomin’in önünde toplanırlar.
O esnada Atik Yomin o şeyi koklar ve bu onun için her şeyden daha fazla arzu edilirdir. Sonra o şeyi alır ve onu 370.000 taçla taçlandırır ve Tora’daki bu yeni tazelenmeler yükselip alçalarak ortalıkta dolaşır ve ondan bir gökyüzü yapılır.
Bu böyledir çünkü Nukva’nın Atik Yomin’e yükselişi esnasında o, orada gerçekleşen Zivug’a dâhil edilir. O, Or Hozer’i [geri yansıyan ışık] yükseltir ve Or Yaşar’ı [direkt ışığı] Atik Yomin’den genişletir. “O yükseltir,” Or Hozer’i aşağıdan yukarıya yükselttiği anlamına gelir. “Alçaltır” Or Yaşar’ı yukarıdan aşağıya doğru genişlettiği anlamına gelir, bu esnada yüksek ve gizli sırlardaki bilgeliğin kelimelerini alır ve Atik’in kendisinde Or Hozer ve Or Yaşar ile bütünleşir.
Denildi ki, “Onlarla birlikte yükselir, alçalır ve ‘Gözler Senden başka Tanrı görmedi’ olan on sekiz gizli dünyaya giriş yapar.” Bu böyledir çünkü Atik’te yapılan Zivug aynı zamanda orada olan Yesod de Atik’tedir ve o da, üst AVİ’ye yükselmesi sebebiyle Yesod de ZA gibi sonsuza dek yaşayan erdemli olandır. Aradaki fark, Yesod de Atik’in “Göz Senden başka Tanrı görmedi” olmasıdır zira Yesod’un Zivug’u Or Yaşar’ı giydirmek için Or Hozer’i yükselten vuruşla Masah’ta yapılır, aşağıdayken, yani AVİ’deyken üst ışık geri çevrildiğinde Masah, üst ışığı örten kanatlar olarak kabul edilir. Bu, onlarda Din [yargı] kuvvetinin olduğunu gösterir, çünkü her Or Hozer “Din ışığı” olarak adlandırılır.
Ancak Yesod de Atik’te şöyle yazılmıştır: “Hocan artık Kendini saklamayacak, gözlerin Hocanı seyredecek.” Bu böyledir çünkü Masah, Or Hozer’i aşağıdan yukarıya yükseltse bile, hala kanatlara sahip değildir, bu nedenle o “on sekiz gizli dünya, yani ‘Göz Senden başka Tanrı görmedi.’” olarak adlandırılır. Başka bir deyişle, henüz orada yabancı bir gözden örten kanatlar yoktur zira orada hiçbir Dinim [yargılar] yoktur. Bunun yerine, “Göz Senden başka Tanrı görmedi,” çünkü “Gözler Senden başka Tanrı görmedi.” formunda olsa bile, aşağıdan yukarıya olan bir anlayışa “gizli” denir.
“Onlar, oradan çıkıp dolaşırlar ve tam ve bütün olarak gelirler,” çünkü oradan, yani “Göz Senden başka Tanrı görmedi olan ‘on sekiz gizli dünya’” olarak adlandırılan Masah’taki Zivug’dan ortaya çıkarlar. “Ve dolaşırlar,” Or Hozer’i aşağıdan yukarıya yükselttiği anlamına gelir. “Ve gelirler,” Or Yaşar’ı yukarıdan aşağıya genişlettiği anlamına gelir. Ve sonra onlar, yüksek ve gizli sırlardaki bilgelikten [Hohma’dan] gelen Or Yaşar’la dolan ve içinde Din olmayan ancak Or Yaşar’la eşit derecede tümüyle mutlak merhamet olan Or Hozer’le bütün olan “Tam ve bütün”dürler. Bu esnada, onlar “Atik Yomin’in önünde toplanırlar,” bunun anlamı, Atik Yomin’i giydirmek için hazırlardır.
“O esnada Atik Yomin o şeyi koklar ve bu onun için her şeyden daha fazla arzu edilirdir.” “Koklar,” memnuniyet anlamına gelir, çünkü o büyük ve yüce Zivug, Atik Yomin’e yüce bir memnuniyet getirir zira daha sonra tüm dünyalar ve onların tüm erdemi Nukva’ya dâhil edilir. “Ve bu onun için her şeyden daha fazla arzu edilirdir” çünkü bu memnuniyet ona tüm dünyalardan aynı anda gelir,” zira o mutlak mükemmellik, yüceliktir ve dünyaların üzerinde yaratılmış olandır.
“Sonra o şeyi alır ve onu 370.000 taçla taçlandırır” çünkü daha sonra ona, HBTM olan yüce Mohin de Atik’in kendisini verir zira Sefirot de Atik’in her biri 100.000’dir. Bununla birlikte, ayrım Hohma’nın üstteki otuzlarındadır, yazıldığı gibi, “Otuzlardan daha onurluydu, ancak üçlere gelmedi.” Başka bir deyişle, o da almasına ve üstteki 30.000 olan GAR de Hohma de Atik tarafından onurlandırılmasına rağmen, Nukva hala fiilen yükselemez ve 30.000’in kendisini giydiremez. Eğer Nukva 30.000’i de giydirebilseydi, meşalenin önündeki bir mum gibi onun içinde ilga edilecekti. Bu nedenle, Atik’ten sadece 400.000 eksi 30.000, yani 370.000, taç alır.
Ve Tora’daki o yeni yenilikler yükselip alçalarak dolaşır ve ondan bir gökyüzü yapılır. “Dolaşır” yukarıya doğru uçmak anlamına gelir. “Yükselip dolaşır” Or Hozer’i aşağıdan yukarıya yükselttiği anlamına gelir. “Ve alçalarak” yükselttiği Or Hozer aracılığıyla, Or Yaşar ile yukarıdan aşağıya inmesi anlamına gelir. “Ve ondan bir gökyüzü yapılır,” Or Hozer’in Or Yaşar üzerindeki kıyafeti aracılığıyla orada bir gökyüzü yapılması anlamına gelir.
Bu böyledir, çünkü iyi eylemler ve Yaratıcılarına memnuniyet vermek için yükselttikleri MAN vasıtasıyla Nukva’ya ulaşan Or Hozer’i yükseltmek için Malhut’ta kurulan aynı Masah üzerinde Zivug yapıldıktan sonra o, onda yapılan Zivug’un seviyesini edinen erdemliler aracılığıyla bir gökyüzü haline gelir. Ve gökyüzü vasıtasıyla erdemlilere bir derece indiğinde o, gökyüzünden ve yukarısından Or Yaşar’la gökyüzü ve aşağısından ters çeviren Or Hozer’deki gökten genişleyen bir giysi giyer.
Böylece birbirini giyinen erdemlilerin edinimine gelir, çünkü o yüce Zivug için MAN yükselterek bütünlükle ödüllendirilen o erdemliler artık kendileri için herhangi bir alışa sahip değillerdir. Ayrıca, onların yükselttikleri MAN almak için değil, ihsan etmek içindi.
Bu nedenle, onlar iyi eylemler ve MAN ile Nukva için Masah’ı ıslah ederler ve onu bu büyük Zivug için vasıflandırırlar, burada vasfın kendisi Nukva’nın Masah’ından ve yukarısından yükselen Or Hozer’dir zira aşağıdan yukarıya yükselen her şey ihsan etmek ve kendisi için almayı reddetmektir. O esnada, üst ışıkla Zivug de Hakaa gerçekleşir ve üst ışık yükselen Or Hozer’in kıyafetiyle giyinir.
Ve yukarıdan aşağıya inen ve Or Hozer’de giyinen ışık, MAN yükselten erdemlinin, alttakinin, alması için gelir zira yukarıdan aşağıya gelen her şey almak için gelir. Ve üst ışık, gökyüzü vasıtasıyla alttakine geçtiği için, gökyüzünden Or Hozer giysisini onunla alır ve alttaki üst ışığı bu giysinin içinde alır. Bu böyledir zira alttaki tarafından seviye edinildikten sonra bile, o kendisine inen üst ışıktan hiçbir haz almaz, ancak sadece Yaratıcısına memnuniyet ihsan etme ölçüsüne göre haz alır, yani, üst ışığı giydiren Or Hozer’in kıyafetinin boyutuna göre haz alır.
Bu, “ihsan etmek için almak” olarak kabul edilir. Eğer onda Yaratıcısına ihsan yoksa hiçbir şey almaz. Bu nedenle, alma Or Hozer’deki Or Yaşar olan ihsan etme içinde giyinir. Bu onun kurduğu hassasiyettir, “Tora’daki yenilikler yükselerek ve alçalarak dolaşır ve ondan bir gökyüzü yapılır,” yani o, alttakiler tarafından sadece gökyüzü aracılığıyla alınır, onunla giyinir.
64) Her bir bilgelik kelimesiyle böyledir. Atik Yomin’in önünde tam mevcudiyette gökler yapılır, kurulur ve onları “yeni gök” olarak adlandırır ki bu, üst bilgeliğin sırlarından bloke edilen yenilenmiş gök anlamına gelir. Benzer şekilde, Tora’nın üst bilgelikten olmayan tüm yeni kelimeleri Yaradan’ın huzurunda dururlar, yükselirler, yaşayanların toprakları olurlar ve alçalırlar ve tek bir toprağı taçlandırırlar. O, Tora’da yenilenen o şeyle tazelenir ve her şey yeni bir toprak haline gelir.
Bu nedenle erdemliler daima MAN yükselterek ve üst Zivug’la yapılan gökler aracılığıyla Atik Yomin’den bu yüce dereceleri genişleterek ilerlerler. Ve bu göklerden yeni gökyüzü yapılır, Atik Yomin derecesinde yenilenir, bu nedenle gelip göklerden uzanan kıyafeti giydiren bu yüksek edinimlere “yüksek bilgeliğin sırlarından bloke edilmiş” denir.
Ve Tora’nın diğer tüm yeni kelimeleri “Yaradan’ın huzurunda dururlar, yükselirler ve yaşayanların toprakları olurlar ve alçalırlar ve tek bir toprağı taçlandırırlar. Tora’da tazelenir ve her şey yeni bir toprak olur.” Bu böyledir çünkü her seviyede HBTM vardır. Buraya kadar, her bir seviyedeki Bina, ZA ve Malhut’un sırları hakkında değil, sadece Hohma’nın [bilgeliğin] sırları hakkındaydı. Şöyle söylendi, onlar yaşayanların toprakları oldular zira hepsi “yaşayanların toprakları” denilen Bina oldular. Tek bir toprağa, basitçe toprak denilen Malhut’a, inerler ve onu taçlandırırlar. O tazelenir ve her şey yeni bir toprak olur çünkü Malhut taçlandırıldı ve yaşayanların topraklarının tüm derecelerini, Bina’yı aldı.
Böylece Malhut, Bina olmak için yükseldi ve o şimdi “yeni bir toprak” olarak adlandırılır, çünkü önceden Malhut olan şey şimdi Bina’dır. BON’un SAG olmaya ve MA’nın AB olmaya yazgılı olmasının anlamı budur zira gök ZA’dır, ve Atik Yomin derecesinde onlar şimdi üst Hohma’nın sırlarındadırlar. Böylece MA (ZA), AB (Hohma) haline geldi ve toprak (Nukva de ZA), SAG (Bina) haline geldi. Bundan, yeni gök ve yeni toprağın MA ve BON olduğu, bunların iptal edildiği ve AB SAG haline geldikleri sonucu çıkar.
65) Bunun hakkında şöyle yazılır: “Çünkü yaptığım yeni gökler ve yeni yer gibi.” Geçmiş zamanda “yaptığım” demez, geniş zamanda “yaptığım” der zira O, Tora’nın bu yeniliklerinden ve sırlarından her zaman yeni gök ve yer yapar. Bunun hakkında şöyle yazılır: “Göğü kurmak ve yeri inşa etmek için, Sözlerimi ağzına koydum ve seni Elimin gölgesiyle örttüm.” “O gökler” demez, “o” olmadan “gök” der, zira esas gökten bahsetmez, Tora’nın kelimelerinden yapılan yenilenmiş bir gökten bahseder.
Ayrıca, yakın geçmiş zamanda “yaptığım” değil, geniş zamanda “yaptığım” demesi, sadece bir kez yapılan ve yenilenen bir şeyin ıslahı gibi olan “yeni gök ve yeni yer” metnini yorumlarken yanılmamamız gerektiğini belirtir, çünkü durum böyle değildir. Bunun yerine, onlar zaten yüksek parlaklıkta tamamlanmış olan, sürekli hareket edip yeni gök ve yeni yer haline gelen erdemliler için daimi çalışmayla ilgilidir, yazıldığı gibi, “Erdemli güçten güce ilerler.”
O, buna delil getirir, çünkü geniş zamanda “Yaptığım yeni gökler ve yeni yer” diye yazılıdır ve yakın geçmiş zamanda “yaptığım” demez. Böylece, o gökler ve yer tam erdemlilerin Tora’sının yenilikleri tarafından daima tazelenir. O aynı zamanda “gök kurmak” kelimelerinden delil getirir zira bir defaya mahsus olsaydı, “o” ile “o gökleri kurmak” yazması gerekirdi. Fakat “gök” yazdığına göre, bu sürekli meydana geliyor anlamına gelir.
66) “Ve [Ben] seni Elimin gölgesiyle örttüm.” Tora Musa’ya verildiğinde on binlerce yüksek melek onu ağızlarının dumanlarıyla yakmaya geldiler, ta ki Yaradan onu örtene kadar. Şimdi Tora’daki yenilik yükselir ve taçlandırılır ve Yaradan’ın huzurunda durur, O bu şeyi ve bu kişiyi örter, bu yüzden onlar tarafından değil, Yaradan tarafından bilinecek ve o çöl yeni bir gök ve yeni bir yer haline gelene kadar melekler onu kıskanmayacaklar.
Gözden örtülen her şey yüksek fayda için yükselir, yazıldığı gibi “Ve [Ben] seni Elimin gölgesiyle örttüm.” Üst fayda için örtülüp gözden gizlenmiştir. Ayrıca öğrendiğimiz gibi, “Göğü kurmak, yeri inşa etmek” diye yazılıdır, böylece ondan yeni gök ve yer büyüyecekti.
“Ve [Ben] seni Elimin gölgesiyle örttüm,” gökyüzünden uzanan, Mohin’in seviyesini giydiren ve örten kıyafete atıfta bulunur. Bu kıyafet, Mohin’i örten ve onları yabancı gözlerden gizleyen bir gölgedir ve onlar sadece Yaradan tarafından bilinirler, bu büyük dereceleri, hizmet eden meleklerden gizler, böylece onlar onu kıskanmayacaklar.
Meleklerin kıskançlığına gelince, ince cevherdendir, ödüllendirildiği yüksek derece için erdemliye baktıklarında kıskançlıklarından dolayı onu bayağı bulurlar. Daha sonra, iftiracılar meleklerin onda keşfettiği bu bayağılığa tutunurlar. Dolayısıyla, derece gökyüzünün kıyafetini giyindiği zaman o kıyafet onun derecesini onun için ölçer, bu yüzden ondan çok fazla almayacaktır, ancak sadece üsttekine fayda sağlamak için alacaktır. Böylece, meleklerin kıskançlığından korunur zira o zaman erdemliler dereceyi meleklerle eşit ölçüde tamamen lekelemekten sakınabilirler.
Denildi ki, gözden örtülen her şey daha yüksek fayda için yükselir, çünkü göz görür ve kalp imrenir ve yalnızca Yaradan’ına memnuniyet getirme düşüncesini temiz tutamaz, kendi yararı için alır. Ancak, “Gözden örtülen” gökyüzünün kıyafetini giyinmiş anlamına gelir, üsttekinin faydasına olan miktardan daha fazlasını almayacağından emindir. Bu nedenle örtüldüğü ve gözden gizlendiği söylenmiştir.
67) “Ve Sion’a ‘Sizler Benim halkımsınız.’ diye söylemek.” Söylemek, o kapılara ve birbiri üzerine işaretlenmiş kelimelere, Tora’daki yeniliklere “Sizler Benim halkımsınız.” demek anlamına gelir. Ayin’deki Patah’la “Sizler Benim halkımsınız [Ami]” diye telaffuz edilmez, Benimle partnersiniz anlamına gelen Ayin’deki Hirik’le “Sizler Benimlesiniz [Imi],” diye telaffuz edilir. Sözümle göğü ve yeri yaptığımda, yazıldığı gibi, “Rab’bin sözüyle gökler yapıldı,” sizler, bilgelik sözlerinizle yeni göğü ve yeri yaptınız. Ne mutlu Tora’da çaba gösterenlere.
Almaya, almak için açık kapılar denir. MAN aracılığıyla ihsan etmeye “kelimeler” denir. Der ki, “Biri diğerinin üzerinde işaretlenmiş kelimeler” birbirlerini giydirirler ve bununla işaretlenirler.
68) Ancak herhangi bir kişinin yeni bir sözü, ne dediğini bilmediği zaman bile bunu yapar mı? Gel ve gör ki, Tora’nın sırlarına hâkim olmayan birisi, uygun bir şekilde nasıl doğrulayacağını bilmediği kelimelerde yenilik yaptığında o yenilik yükselir ve o şey, büyük derinlerin dişisinden yalanlar söyleyen güvenilmez bir adam ortaya çıkar. O şeyi almak için 500 Parsa [“fersah”] sıçrar. Onu alır ve o şeyle dişisine yürür ve onun içinde Tohu denilen sahte bir gökyüzü yapar.
Erdemlilerin Yaradanlarını memnun etmek, üsttekilere fayda sağlamak için yükselttikleri MAN’a “Tora’nın yenilenmiş kelimeleri” denir. Bu böyledir, çünkü onlar üst Zivug tarafından yenilenirler ve ZON onlar aracılığıyla yeni Mohin’i alır, ta ki böylece onlar göğü kurmakla ve yeri inşa etmekle ödüllendirilene kadar. Bununla, Yaradan’a partner olurlar zira gök ve yer onların kelimeleriyle yenilenir.
Ancak, yolları Tora’nın sırlarında olmayan, Yaradan’ın yollarında yetkin olmayan, kendini üst dereceleri lekelemekten nasıl koruyacağını bilen birisi, amacının daha yüksek bir fayda için olduğunu söyler. Ancak, o kendisini kandırıyor, çünkü kendi gereksinimleri için hedeflemediği incelemeyi bilmenin kendi ruhunda olduğunu bilmiyor. Onun cezası gerçekten ağırdır, çünkü insanları öldürmesi için Klipot’a güç verir.
“Uygun bir şekilde nasıl doğrulayacağını bilmediği kelimelerde yenilik yaptığında…” sözü, üst Zivug için MAN yükseltmesi ve bunun gerçekten böyle olduğunu tam olarak ve yeterince bilmediği anlamına gelir. Bu durumda o, yalanlar söyleyen güvenilmez bir adamdır ve o şeyi almak için 500 Parsa sıçrar.
“Büyük derinlerin dişisinden yalanlar söyleyen güvenilmez bir adam.” Klipot’ta da erkek ve dişi vardır. Erkeğe “sahte,” dişiye “yalan,” denir. Bu böyledir çünkü erkek Klipa dişi kadar kötü değildir. Kendisi için, insanları Yaradan adına yalan söyleme konusunda başarızlığa uğratmaz. Aksine, iyi konuşur ya da öyle görünür. Ancak, kem gözlüdür, yazıldığı gibi, “Kem gözlü adamın ekmeğini yemeyin… ‘Ye ve iç! der sana.’ ancak onun kalbi seninle değil.” Ayrıca, onun tarafından esir alınan kimse, Yaradan’ın adına boş yere konuşur, çünkü Yaradan’dan ayrıdır ve herhangi bir cömertlik alamaz.
Şöyle yazılmıştır: “‘Gururlu olan,’ der Yaradan, ‘o ve ben aynı yerde yaşayamayız.’” Bu böyledir çünkü kişinin amacı gereksinimlerini kendisi için almak, böbürlenmek ve övünmek vesaire olduğunda, o kişi kem gözün otoritesine esir olur. Böylelikle, yükselttiği MAN yukarıdan hiçbir cömertlik genişletmez ve Yaradan’ın adını boş yere konuşur. Bu nedenle, erkek Klipa’ya “sahte” denir, çünkü Yaradan o adama bağlanamaz, onunla aynı yerde yaşayamaz.
Ve dişi Klipa "yalan" olarak adlandırılır, çünkü adam "sahte" denilen erkeğin ağına bir kez yakalandığında, Yaradan’ın adını taklit eden ve onda yalan söyleyen kötü ve acı bir Klipa olan dişisiyle çiftleşme gücüne sahip olur. Sonra dişisi alçalır ve kışkırtır, yükselir ve şikâyet eder ve ondan ruhunu alır.
Bu nedenle, o “güvenilmez bir adam” olarak adlandırılır, çünkü önce “'Ye ve iç!' der sana,” yani o Yaradan için MAN yükseltir ve yüksek bir ihtiyaç için bolluğu genişletir ve sanki Keduşa’nın [kutsallığın] tarafındaymış gibi görünür. Daha sonra, sahteliğinin gücüyle, büyük derinliğin dişisiyle çiftleşir ve yalanıyla onun ruhunu alır ve onu öldürür. “Büyük derinlerin dişisinden yalan söyleyen güvenilmez bir adam” denildi, çünkü kendi içinde ve kendinin değil, sadece ilişkilendiği büyük derinliğin dişisinin gücüyle yalanlar söyler hale gelir.
O şeyi almak için 500 Parsa sıçrar. Bu böyledir çünkü ZON de Tumaa’nın [arı olmayan/kirli] kökünde yalnızca VAK ve bir nokta, sadece VAK ve ZON de Keduşa’nın [kutsallığın] karşısında bir nokta vardır. O yerde, onların ne Bina’ya tutunacak yerleri ne de güçleri vardır. Ancak, alttakinin yükselttiği MAN aracılığıyla o, Tumaa’nın erkeğine “500 Parsa” denilen esasen sadece beş Sefirot HGT NH olan ZON de Keduşa’ya genişletilen ZAT de Bina üzerine sıçrama gücü verir.
Bu böyledir çünkü Bina Sefirot’u yüzler olarak kabul edilir ve o şeyi almak için onun 500 Parsa sıçradığı söylendi çünkü MAN’ın yükselmesinin hemen ardından kendisine ait olmayan bir yere -yani 500 Parsa denilen beş alt Sefirot HGT NH de Bina’ya- sıçrama gücü elde etti. O şeyi almak, amacının Yaratıcısını memnun etmek olup olmadığını yeterince bilmeyen bir kişi tarafından yükseltilen MAN’a atıf yapar.
“Bu şeyle dişisine yürür ve onun içinde Tohu olarak adlandırılan sahte bir gökyüzü yapar.” Yani, büyük derinlerin dişisiyle bu MAN üzerinde çiftleşir ve MAN de Keduşa tarafından yapılan yeni Keduşa göğüne benzer şekilde, Keduşa’nın ışıklarını ona, onun payına ve onun yapısına genişletir. Zivug’uyla genişlettiği bu gökler, erkek açısından “sahte gökyüzü” olarak adlandırılır ve “Tohu’nun gökyüzü” denen büyük derinlerin Nukva’sına katılım açısından “Tohu’nun gökyüzü” olarak adlandırılır. Tohu erkeğin adıdır ve “derin” dişinin adıdır. Denildi ki, derinle, yani Nukva’yla ilişkisi nezdinde Tohu olarak adlandırılan kendi kendisi aracılığıyla sahte gökyüzünü yaptı.
69) O güvenilmez adam sahte gökyüzünde tek seferde 6.000 Parsa uçar ve sahte gökyüzü yerinde durur durmaz fahişe kadın o sahte gökyüzüne yapışarak ve onun içinde yer alarak aniden ortaya çıkar. Oradan çıkıp binlerce ve on binlerce insanı öldürür zira o, o gökyüzündeyken uçma ve bir anda tüm dünyayı bir uçtan diğer uca geçme iznine ve yeteneğine sahip olur.
Bu böyledir çünkü o sahte gökyüzünde ona çekilen bu Mohin, sayıları binlerce olan Keduşa’nın Hohma’sına karşıt olan Sitra Ahra’dandır. O, gökyüzünde uçar ve 6.000 Parsa olarak adlandırılan altı Sefirot HGT NHY de Hohma’da onu, 6.000 Parsa’yı tek seferde, bir uçtan bir uca tutar zira onlar Hohma’dandır.
Ve sahte gökyüzü kurulur kurulmaz fahişe kadın aniden ortaya çıkar, sahte göğü tutar ve ona ortak olur. Yani, sadece “sahte” adıyla anılan erkek Klipa’nın yeni göğü tamamlanır tamamlanmaz büyük derinlerin dişisi gücünü ifşa eder ve onun gücü Yaradan’ın adına yalan söylemek için gökyüzüne saldırır. O gökyüzünde uçar ve daha sonra ona “Tohu’nun gökyüzü” denir.
“Oradan çıkar ve binlerce ve on binlerce insanı öldürür zira o, o gökyüzündeyken uçma ve tüm dünyayı bir uçtan diğer uca bir anda geçme iznine ve yeteneğine sahip olur.” Bu böyledir çünkü o, o gökyüzüne ortak olduğunda, erkek seviyesinden daha güçlü ve daha fazla büyür zira erkek sadece 6.000 Parsa olan VAK de Hohma’ya büyür ve Nukva onun vasıtasıyla on tam Sefirot’ta, eksiksiz bir dünyada büyür ve o, uçma ve tüm dünyayı -on Sefirot’ta bütün dünyayı- bir uçtan diğer uca bir anda geçme iznine ve yeteneğine sahip olur. Bunun hakkında şöyle yazılmıştır: “Peki O’nun öfkesi ne kadar sürer? Bir an.” Bu nedenle, binlerce ve on binlerce insanı öldürmek için büyük bir güce sahip olur, yazıldığı gibi, “Çünkü yere serdiği bir sürü kurbanı var.”
Ve Keduşa için yeni gök ve yer daima erdemlilerin MAN’ı tarafından inşa edildiğinden, Klipot için gök ve yer her zaman Yaradan’a nasıl gerçekten hizmet edeceğini bilmeyenlerin MAN’ı tarafından inşa edilir, yazıldığı gibi, “Tanrı onları birbirine karşıt yarattı.”
70) Bunun hakkında şöyle yazılmıştır: “Kötülüğü sahteliğin ipleriyle çekenlerin vay haline ve günah araba halatları gibidir.” Kötülük erkektir; günah ise dişidir, fahişe bir kadındır. Günah işleyen erkek kötülüğü o sahte halatlarla çeker, yazıldığı gibi “Ve günah araba halatları gibidir.” Bu, uçmak için ve insanları öldürmek için orada yoğunlaşan, “günah” olarak adlandırılan dişiyi içine çektiği anlamına gelir. Bu nedenle şöyle yazılmıştır: “Çünkü yere serdiği bir sürü kurbanı var.” Kim yere serdi? Bu odur, yani insanları öldüren bu günah. Ve buna kim sebep oldu? Öğretmeyi başaramayan, ancak yine de öğreten bilgelerin bir öğrencisi.
Klipa’nın erkeği dişi kadar kötü değildir zira kendisini Keduşa’ya benzer kılar, yazıldığı gibi, “‘Ye, iç’ der sana, ancak yüreği senle değildir.” Bu nedenle ona “sahte” denir. Ancak, bu nedenle, insanları ağına düşürme konusunda büyük bir güce sahiptir. Ve o onun ağına düşer düşmez gelip Nukva’sıyla çiftleşir. Daha sonra, “Günah araba halatları gibidir.” ve onu büyük derinlere çeker.
Sahtelik, onu yalnızca halatlarla bağlar ve tutsak eder, yazıldığı gibi, “Kötülüğü sahteliğin ipleriyle çekenlerin vay haline…” ve sonra onu dişisinin önüne düşürür. Daha sonra, günah onu büyük derinlere düşürüp öldürdüğünde, “Günah araba halatları gibidir.” Bu nedenle onun insanları öldüren günah olduğu söylendi.
71) Rabbi Şimon dostlarına dedi ki: “Lütfen, bilmediğiniz ya da olması gerektiği kadar büyük bir ağaçtan duymadığınız bir Tora kelimesini dile getirmeyin, böylece birçok insanı boş yere öldürme günahına neden olmayacaksınız.” Onların hepsi, “Merhametli Olan bizi korusun” dediler.
Başka bir deyişle, eğer kendinizi biliyorsanız, bu en iyisidir. Eğer bunu yapmazsanız, Yaradan'a nasıl düzgün bir şekilde hizmet edeceğinizi büyük bir ağaçtan, yani güvenilir büyük bir adamdan işitmelisiniz, böylelikle birçok insanı boş yere öldürme günahına neden olmayacaksınız.
72) Yaradan dünyayı Tora’yla yarattı. Şöyle yazıldığını öğreniyoruz: “Sonra, usta bir işçi olarak O’nun yanındaydım ve ben her gün O’nu hoşnut ettim.” Bu, dünya yaratılmadan önce Yaradan’ın 2000 yıl oynadığı Tora’yla ilgilidir. Ona birinci kez, ikinci kez, üçüncü kez ve dördüncü kez baktı ve sonra onlara söyledi. Nihayetinde, gelmeyen ve onda yanılan insanlara öğretmek amacıyla onun içinde bir eylem gerçekleştirdi, yazıldığı gibi, “Sonra onu gördü ve onu bildirdi; Onu kurdu ve ayrıca onu inceledi. Ve insana söyledi.” “Gördü” birinci kez, “Onu bildirdi” ikinci kez, “Onu kurdu” üçüncü kez “Ve ayrıca onu inceledi” dördüncü kezdir. Sonra onlara söyledi, yazıldığı gibi “Ve insana dedi ki…”
73) Yaradan, yarattıklarını yazılan bu dört defaya karşılık gelecek şekilde yarattı, “Sonra onu gördü ve onu bildirdi; Onu kurdu ve ayrıca onu inceledi.” Ve Yaradan eylemini gerçekleştirene kadar, ilk önce dört kelimeyi getirdi, yazıldığı gibi, Bereşit Bara Elokim Et [Başlangıçta Tanrı yarattı o], böylece dört kelimedir. Daha sonra, Yaradan işi için eylemini açığa çıkarmadan önce dört defa Tora’ya bakmasına karşılık gelen HaŞamaim [gök] yazılıdır.
Bu dört defa HBTM’dur: “Sonra onu gördü” Hohma’dır “Ve onu bildirdi” Bina’dır, “Onu kurdu” ZA’dır “Ve ayrıca onu inceledi” Malhut’tur. Bu dört kıyafetten sonra, Yaradan yaratılanları yarattı. Tora’daki ilk dört kelimenin de ima ettiği şey budur: Bereşit [Başlangıçta] Hohma’dır, Bara [Yarattı] Bina’dır, Elokim [Tanrı] ZA’dır, Et [o] Malhut’tur ve bu dört kıyafetten sonra, Şamaim [gökler] yapıldı.