<- Kabala Kütüphanesi
Okumaya Devam Et ->

Hareket Zamanı

Uzun zamandır, vicdanım, dışarı çıkmak ve maneviyatın özü ve Kabala ilmi ile ilgili temel bir derleme oluşturmak, sonra da bunu, insanoğluna anlatma ihtiyacıyla, bana bir sorumluluk yükledi. Bu sayede insanlar, bu yüce konuları, tümüyle gerçek anlamlarında anlayıp öğrenebilecekler.

Daha önceleri, matbaa endüstrisinin gelişiminden önce, ortalıkta, maneviyatın özüyle ilgili yanıltıcı hiçbir kitap bulunmuyordu.  Bu tıpkı, sözlerinin arkasında duramayan hiçbir yazarın neredeyse var olamaması gibidir. Bunun sebebi, çoğu durumda, güvenilmez bir kişinin, ünlü olamamasıdır.

Bu nedenle, eğer birisi, kazara, böyle bir derleme yazmaya cesaret etseydi, herhangi bir yazman için bunu kopyalamak değerli olmazdı, zira emeği için ödeme alamayacağı gibi, bu, çoğu zaman hatırı sayılır bir meblağ tutacaktı. Bu yüzden, böyle bir derleme, daha başından kaybolmaya mahkûmdu.

O günlerde, bilgili kişiler de bu tür kitapları yazmaya ilgi duymadılar, zira halkın, bu bilgiye ihtiyacı yoktu. Tam tersine, onlar meseleyi, gizli odalarda saklamakla ilgilendiler; bunun sebebi ise şu sözlerdi: “Bir şeyi gizlemek, Yaradan’ın yüceliğidir” Bize, manevi çalışmanın özünü, ona ihtiyacı olmayan ya da layık olmayanlardan gizlememiz ve böbürlenenlerin ihtiraslı gözleri için vitrinlerde sergileyerek değerini düşürmememiz emredildi; çünkü Yaradan’ın yüceliği böyle emreder.

Ancak, kitap basmak yaygınlaştığı ve yazarların artık yazmanlara ihtiyacı kalmadığı için, kitap fiyatları düştü. Bu, sorumsuz yazarların, para veya şöhret için ne var ne yoksa yazmalarına sebep oldu. Ancak onlar, kendi hareketlerini dikkate almıyorlar ve çalışmalarının sonuçlarını araştırmıyorlardı.

O zamandan beri, yukarıda bahsi geçen türden yayınlar, herhangi bir öğrenme ya da nitelikli bir Kabalistten, ağızdan ağıza alma olmaksızın ve hatta bu konuyu anlatan daha evvelki kitapların bilgisi bile olmaksızın, hatırı sayılır derecede arttı. Böyle yazarlar, halkın özü ve onun muazzam hazinesini tanımlamak için, kendi boş kabuklarının teorilerini uyduruyorlar ve kendi sözlerini, en yüce konularla ilişkilendiriyorlar. Akılsız insanlar gibi, ne nasıl dürüst ve titiz olunacağını, ne de bunu öğrenmenin bir yolu olduğunu biliyorlar. Nesillere yanlış görüşler aşılıyor ve küçük hırslarının karşılığında günah işliyorlar ve tüm insanoğlunun da gelecek nesiller boyunca günah işlemelerine neden oluyorlar.

Son zamanlarda, bunların kötü kokuları yükselmeye başladı, çünkü, bu ilmin, günümüze kadar gizlendiğini ve binlerce kapının arkasına kilitlendiğini umursamadan, bırakın bir kelimeyle sonrakinin bağlantısını anlamayı, kimsenin, ilmin bir kelimesinin gerçek anlamını bile anlayamayacağını umursamadan, tırnaklarını manevi ilime geçirdiler.

Bunun nedeni, bugüne kadar yazılan tüm otantik kitaplarda, bilgili bir öğrencinin, irfan sahibi ve nitelikli bir bilgenin ağzından duyduğu kelimelerin gerçek anlamlarını zar zor anlayabileceği ipuçlarının yetersiz olmasıdır. Ve orada da “kirpi yuvaya yerleşir ve (yumurtalarını) bırakır ve yumurtadan çıkar ve onun gölgesi altında derin düşünceye dalar”. Bugünlerde, bu tür komplocular çoğalmaktadır ve görenleri iğrendiren hazları sahipler

Hatta bazıları haddini aşıp, neslin liderlerinin yerlerini üstlenecek kadar ileri gidiyorlar, otantik kitapların nasıl tasnif edileceğini bildiklerini iddia ediyorlar ve hangisinin çalışmaya değeceğini, hangisinin çalışmaya değmeyeceğini söylüyorlar; zira, bunlar, yanlışlarla doldurulmuş olup nefreti ve öfkeyi uyandırıyorlar. Bugüne dek, böylesine detaylı bir çalışma, bir neslin on liderinden biri ile sınırlıydı, şimdi ise cahiller, bunu kötüye kullanıyorlar.

Dolayısıyla, bu konuların, halk tarafından algılanması büyük ölçüde yozlaştırıldı. Buna ilaveten, bir ciddiyetsizlik havası var ve insanlar, kişinin boş vaktinde şöyle bir bakmanın, böylesine yüce konuları çalışmak için yeterli olduğunu zannediyorlar. Onlar, bilgelik okyanusuna, o melek gibi, bir bakışta, üstünkörü göz gezdiriyor ve kendi bilinç durumlarına göre sonuçlara varıyorlar.

Yolumdan dönmeme ve “Yaradan rızası için yapmanın” ve kurtarılabilecek olanın kurtarılmasının zamanının geldiğine karar vermeme neden olan sebepler bunlardır. Bu nedenle, yukarıdaki konuyla ilgili olan gerçek özün, belirli bir kısmını ifşa etmeyi ve insanoğluna anlatmayı üstlendim.